İNGİLTERE 1.GÜN


Monument

Londra daki Monumenti gördük 61 metre uzunluğundaki bu anıtın çokta bir espirisi yok yukarıya çıkıp seyir yapıyorsunuz. Anıt sadece nakit ücret kabul ediyor ve 13 yaş altındaki çocuklara mutlaka yetişkin bir bireyin eşlik etmesi isteniyor.İçeriye enfazla bir seferde 33 kişi alınabiliyor seyir terasının çok büyük olmamasından dolayı bu şekilde bir önlem almış durumundalar. Monument için daha detaylı bilgi almak isterseniz http://www.themonument.info/ adresine bakabilirsiniz.

SKYGARDEN

Sky Garden’a gitmek oldukça basit eğer metro ile gitmek istiyorsanız Londra merkezine en yakın metro istasyonu sadece birkaç dakika yürüme meseafesindedir.Sky Garden’a ücretsiz erişim sağlayabilirsiniz rezervasyon yaptırmak şartıyla hergün sınırlı sayıda bilet veriliyor ve bu biletler haftalık olarak dağıtlıyor her ziyaretçi 1 saat kadar muhteşem sehir terasından Londrayı izleyebiliyor sehir terasında muhteşem bir botanik bahçesi ve güzel bir kafesi mevcut. Biz biletlerimizle güvenlik kontrolünden geçip asansöre bindiğimizde büyük bir şok yaşamıştım 35 katlı olan Sky Garden’ın 35. Katına sadece 5 saniyede çıktık indiğimden şaşırmıştım nasıl bukadar hızlı çıktım diye 🙂 bu arada Sky Garden için mutlaka rezervasyon yaptırmalısınız enazından zaman kaybı olamaması açısından çünkü biletsiz ziyaretçi alınmıyor. Daha tedaylı bir bilgi yada rezarvasyon yaptırmak isterseniz https://skygarden.london/ adresinden erişim sağlayabilirsiniz.

TOWER OF LONDON

Bilet ücretleri çok fazla olduğu için sadece dışarıdan görmekle yetinebildik. Pahalı derken bana göre pahalı oradaki insanların kazancına göre gayet normal ücretler.

 

TOWER BRIDGE

Gerçekten muhteşem bir yapı hatta bu tarihi köptüyü gördükten sonra demire sürekli bir takıntım başladı durup durup bu adamlar bukadar demiri nerden buldu demeden alamadım kendimi ve bunun gibi diğer köprüler,yapılar efsane şekilde demir kullanmışlar.Köprü çektiğim resimlerdede göreceğiniz gibi açılabiliyor bu açılma olayı çok nadir oluyormuş yani nadiren büyük gemiler geçiyormuş o gün şansımıza büyük gemilerin geçişi için köprüyü açtılar ve bu güzel görüntüyü fotoğraflayabildim. Tower Bridge’in tepesinde müze var ve camdan üzerinde yürüyebiliyorsunuz geriye kalan tek şey güzel bir seyir.

Daha sonra Oxford Streete geçerek sevimli bir kafede soluklandık. The tea terrace  tatlımızı yedik kahvelerimiz içtik ve birinci günü sonlandırdık.

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir